30 Haziran 2018 Cumartesi

Fil Adam / Buket Konur

 
 
 
gerçeklerin bir tokat gibi yüze değdiği pazarlar..
adını bir yapraktan soyadını bir ağaçtan bir kadın. belli ki benden biraz önce gelmiş belli ki benden biraz fazlaca yer edinmiş. hangi parfümü sürünmüş, hangi renge bürümüş dudaklarını kim bilir! benim çarşaflarıma mı serilmiş yoksa koltuğa mı devrilmiş? 
heyecanlanılmış..
bakışılmış..
yazışılmış..
aşkı birçok şekle yakıştıran adam tarafından defalarca öpülmüş.
belki şarap eşlik etmiştir dokunuşlara.
belki daha önce hiç denenmemiş bir şeyi, ilk akla gelmeyeni yaşamışlardır. farkı var mıdır!

aşkı bacak arasına almanın saltanıtını süren adam, ceketini asla iliklemeyen, göbeğini hiç ütülemeyen adam.

minnet duygusundan arınıp gerçeğe yüzünü dönünce kadına sırtını yaslamayan adam.

kocaman bir fil gibi bazen ama onların duygusallığından zerre nasiplenmemiş adam.

gelip uzun uzun çok sevdiğinden bahsedebilir; evet en çok da bu en güzel yalanına inandırabilir. 
gelip filleri, beni, ona sunduğum her şeyi nasıl benimsediğini anlatabilir saatlerce.
ki bu saatlerce yalan söylerken susuz kalmaması gibi bir şeydir; saatlerce sevişirken terlememesi gibi bir şeydir; saatlerce uyurken rüya görmemesi gibi bir şeydir; tutkuyla öpüşürken zihninden binlerce kadını geçirmesi gibi bir şeydir.

ki bu hep ‘en’mişsiniz gibi davranılıp ‘son’lanamamanız gibi bir şey değildir. bu ‘an’da kalmanız gibi bir şeydir, aklında olmamanız gibi bir şeydir.

bu sizi siz yapan şeylerden epey ötededir.

sonra biter.
bitmesi gerektiği için biter.
bitmemesinin bitmesinden bir farkı olmadığı için biter.
adını bir yapraktan soyadını bir ağaçtan alan kadın geldiği için de bitmez; gelip geçtiği için de bitmez...
bitmemesi başladığı anlamına gelmediği için biter.
her şeyi bilip görürken kalmadığınız için biter.
kaldığınızı sandığınız yerin asla salon ya da mutfak olmadığını bildiğiniz için biter.

bazen aldatmayı seven adamları aldanmayı seven kadınlara; hiç acımadan bırakmak gerekir. bazen bile bile aldanmak ama bir yerde de durmak gerekir.

sonra bir şey olur biter.
kendinizi kandırma sürecinin sonuna gelirsiniz; size ayrılan yatağın ruhunuza ağır geldiğine emin oluverirsiniz. bazen gözünüzü açmayı göz kırpışlara tercih ediverirsiniz.

sonra bir şey olur biter.
başlasın diye belki de; iyi bir şeyler.



 

1 yorum: