30 Haziran 2018 Cumartesi

Ben Yokum / Gökçe Seher


 
 
 
"Var mıydık?

Belki, biraz."

                

                          güzel söylemiş Cansever.

                          O halde izinden gidenlerden olalım.

 

 

Soralım kendimize var mıydık? diye.

Var mıyız?

Sizde 'belki, biraz' dediniz değil mi? Varlığını tam hissedebilen var mı ki zaten? Neydi bu varolmak?

Dünyaya gelmiş olmak mıydı sadece? Nefes alıp vermek miydi? Düşünmek miydi birilerinin dediği gibi? Öyleyse var mıydık?

Kimilerine göre insanın kendini daima bir döngü içerisinde tutmasıdır; üretim, değişim, yaratım. Kimilerine göre varolmak bir şeylere vesile olabilmektir; iyiliğe, güzelliğe. Yada benliğini sürdürmek, bir şeylere sahip olmak bir yere ait olmaktır. Düşünceni savunabiliyorsan, kendini ifade edebiliyorsan özgürce; varsındır. İz bırakmaktır, güce sahip olmaktır kimilerine göre de. Yada basitçe bulunmaktır, yaşamak, sağ olmaktır.

 

Hepimizin çabası belki de hayat gayesi varolabilmektir. Kimilerinin doğru, kimilerinin yanlıştır yolu.

Kimileri varlığını kanıtlayabilmek için kendine doğru yolu seçer. Kendini güzelliğe, iyiliğe adar. Kötülük yapmamanın, iyilik yapmış olmaya yetmediğini bilir.

Kimileri ise yanlış yolu seçer. Kim bilir sever belki de karanlık tarafı. Başka hangi güç bi insanı burda kalmaya ikna edebilir ki? Hangi güç bi insana bunları yaptırabilir? Nefret mi? Öfke mi? Bu muydu varolmak? Duygular mı? Hangi güç insanı kötülüğe itebilir ve hangi güç insanı kötü yapar?

Söylenilen pembeli morlu yalanlar kimin işine yaramış şimdiye kadar? Varolmak ne zamandan beri anı kurtarmak olmuş?

Yolsuz bir yol duydunuz mu hiç?

Adına yolsuzluk koymuşuz çünkü, doğru yolda olduğunu düşünen insanlar olarak.

Peki asla sonu gelmeyen tacizler, tecavüzler. Hangi güç bi insanı insanlıktan çıkarabilir?

Bazen yapılan yanlışların farkında bile olunmadığı bir yol bu. Yanlışın yanlış görülmediği bir yol. Can alıp temizlik yapmaya benzetilen adına da dava denilen bir yol. Neyin davası? Kanınınmış.

Bazen de yapılanların keşke farkında olmadan olmuş  olacağına inanmak isteyebileceğimiz türden şeyler... İşte 3.sayfa haberleri. Karısını öldüren adam hızını alamayıp iki çocuğunu daha öldürdü...

Sebebi yemek masasına yoğurdun koyulmaması mıydı gerçekten?

Peki ya katliamlar? Bir isim verip kendilerine, insanları öldürmeye yetkili kişi sanıp, silahlarını kuşananlar... Sırf kendisi belki de beyaz diye, belki de başka bir dine sahip diye, belki de bastıkları toprakların altında insandan daha değerli gördükleri şeyler var diye...

Daha insanın insana olan öfkesine anlam veremezken; insanların -ki insan kelimesi ne kadar uygundur bilinmez-  masum hayvanlara  olan öfkesine şaşıp kalır olduk.

Kimeydi bu insanoğlunun öfkesi, kini...

 

Hangi güç insanı bu hale getiren? Ya da hangi güç insana, kendini düşman eden?

 

Varolmak bu mu?

Bu ise şayet

‘Belki,

Biraz’

Değil

Ben yokum!

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme